Parkinson Hastalığı

 

 

     Parkinson hastalığı, beyin dokusundaki bazı merkezlerin bugün için bilinmeyen nedenlerle bozulması sonucu ortaya çıkan kronik bir sinir sistemi hastalığıdır. Daha çok 65 yaşın üzerindeki kişilerde görülür, yaş ilerledikçe sıklığı artar.


Hastalığın en önemli belirtileri şunlardır:

  •  El ve ayaklarda titreme.
  •  Hareketlerde yavaşlık.
  •  Kaslarda ve eklemlerde sertlik ( rijidite).
  •  Duruş ve yürüyüş bozukluğu.


     Hastaların yüzündeki mimikler azaldığından maske görünümü olabilir. Hastalık yavaş başlar ve sinsi bir şekilde ilerler. Önce bir kol veya bacakta başlayabilir, ancak zamanla diğer taraflara da yayılır ve tüm gövdeyi etkileyebilir. Hastalar kısa ve kesik adımlarla, aceleci bir tarzda yürüyebilir, fakat yürümeyi başlatmakta ve dönüşlerde , yürürken konuşmakta zorluk çekerler. Konuşmaları , monoton ve düşük seslidir. Zamanla yutma zorluğu, zeka bozuklukları ,iştahsızlık, kilo kaybı, bulantı ve depresyon belirtileri gelişebilir.

       Parkinson hastalığı teşhis edildikten sonra ilaç tedavisine başlanması gerekir. Son yıllarda bu hastalığın gelişmesini yavaşlatan, belirtileri hafifleten yeni ilaçlar bulunmuş ve bu tedaviler hastaların günlük yaşamlarını önemli ölçüde kolaylaştırmış, yaşam sürelerini uzatmıştır. İlaç tedavisinin , gerekli incelemeler yapıldıktan sonra bir Nöroloji uzmanı tarafından planlanması ve takibi yapılmalıdır. Ancak tek başına ilaç tedavisi Parkinsonlu hastalar için yeterli sayılamaz. Tanı konulup ilaç tedavisi başlandıktan sonra hastaların geniş kapsamlı bir fizik tedavi ve rehabilitasyon programına alınmaları gerekir.

 

Rehabilitasyonun amacı,

 

      Hastalığa bağlı fonksiyon kayıplarını azaltmak, günlük yaşamla ilgili sıkıntıları ortadan kaldırmak ve istenmeyen olumsuz gelişmeleri engellemektir.

Rehabilitasyonda başlıca şu sorunlarla ilgilenmek gerekir:

  •  Eklem hareketlerini geliştirmek.
  •  Denge ve yürüme kusurlarını gidermek.
  •  Kol ve bacaklardaki titreme ve sertlikleri( rijidite) azaltmak.
  •  Günlük yaşantıyla ilgili aktiviteleri geliştirmek.
  •  Konuşma bozukluğunu düzeltmek.
  •  Genel kondisyonu iyileştirmek.


     Bu amaçlar doğrultusunda kapsamlı bir rehabilitasyon programı yapılarak tedaviye başlanır. Egzersiz salonunda fizyoterapistler tarafından yaptırılan tedavi egzersizlerinin yanı sıra denge , yürüme ve koordinasyon eğitimleri uygulanır. Dik duruş, düzgün yürüme, oturup kalkma, emniyetli olarak yere düşme, yerden kalkma egzersizleri yaptırılır. Bu tedaviler sonucunda hastanın yaşam kalitesinde önemli ilerlemeler elde etmek mümkündür. Denge aktiviteleri, yıkanma, tuvalet, kendine bakım ve ev içi aktivitelerini ne ölçüde yapabildiği yakından gözlenmelidir. Desteksiz yürüyemeyen hastalarda tekerlekli bir walker ( yürüteç) yararlı olur. Kaslardaki ve eklemlerdeki sertlikleri azaltmak amacıyla sıcak uygulamalar, masaj ve germe egzersizleri yapılır.

     Hastanın belirli aralıklarla takip edilmesi ve klinikte öğretilen egzersizleri evde uygulaması çok önemlidir. Evde kaygan halılar kaldırılır ve birkaç yere tutunma barları yapılabilir ayrıca düşmeyi önlemek için gerekli diğer önlemler alınır. Hastaların rehabilitasyon programlarına düzenli olarak devam etmeleri ve belirli aralıklarla kontrollerinin yapılması çok önemlidir. Bu ilkelere tam olarak uyulduğu takdirde kimseye muhtaç olmadan bağımsız bir yaşam elde etmeleri mümkündür.